Tutuklu gazeteci İsmail Arı Kartal Belediyesi Organik Çadır Etkinlik Alanı’nda düzenlenen söyleşi ve imza gününde gazeteciler üzerinden okurlarıyla bir araya geldi.
BirGün Okur İnisiyatifi tarafından, Ada Kayahan’ın kolaylaştırıcılığında düzenlenen etkinlikte BirGün TV Yayın Müdürü Emre Yıldırım, gazeteci Bahadır Özgür ve Cumhuriyet Gazetesi Haber Müdürü Can Uğur da yer aldı. Gazeteciler İsmail Arı’nın “Menzil’in Kasası ve Kızılay Holding” adlı kitaplarını okurlar için imzaladılar.
BirGün muhabiri İsmail Arı, eşinin ailesini ziyaret ettiği Tokat’ta 21 Mart Cumartesi gecesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı. O gece polisler tarafından Ankara’ya getirilen Arı, 22 Mart Pazar sabahından akşam 20.00’ye kadar Emniyet’te ifade verdi.
Akşam saatlerinde adliyeye sevk edilen Arı’nın ifadesi savcı tarafından alınmadı. Savcı, Arı’yı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etti. Ankara 11. Sulh Ceza Hakimliği ise “adli tedbirlerin yetersiz kalacağı” iddiasıyla İsmail Arı’nın tutuklanması yönünde karar verdi. Arı, 22 Mart Pazar gecesi Sincan Cezeavi’ne götürüldü. 22 gündür Sincan Cezaevi’nde.
Gazeteciler Emre Yıldırım, Bahadır Özgür ve Can Uğur sunumlarında arkadaşları İsmail Arı’nın tutuklanmasını; içinde bulunulan siyasal toplumsal koşullardan bağımsız olmadığına vurgu yaptılar.
BirGün TV Yayın Müdürü Emre Yıldırım, İsmail Arı’nın tutuklanmasının yalnızca gazetecilik faaliyetiyle sınırlı olmadığını, bunun daha geniş bir toplumsal ve siyasal baskı düzeninin parçası olduğunu söyledi. Programın açılışında yapılan konuşmada, İsmail Arı’nın “haktan yana olduğu, gerçeği ve doğruyu yazdığı için” tutuklu bulunduğu vurgulanırken, dayanışmanın sürdürüleceği ifade edildi.
Etkinlikte konuşan Cumhuriyet Gazetesi Haber Müdürü Can Uğur, Türkiye’de basın özgürlüğü meselesinin yalnızca gazetecilerle sınırlı bir alan olarak ele alınamayacağını, bunun daha geniş bir rejim ve demokrasi sorununun parçası olduğunu söyledi.
Bahadır Özgür ise son dönemde artan gözaltı ve tutuklamaları yalnızca tek tek kişilere yönelik işlemler olarak değil, daha geniş bir siyasal ve toplumsal baskı düzeninin parçası olarak değerlendirdi. Özgür, bu sürecin aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinde yeni direnç alanları yarattığını belirterek, umutsuzluğa değil, birlikte mücadeleye odaklanılması gerektiğini söyledi.

