Cuma, Aralık 9, 2022
Ana SayfaGENELHatay Restoran'ın kısa tarihi: Cemal’den önce-Cemal’den sonra

Hatay Restoran’ın kısa tarihi: Cemal’den önce-Cemal’den sonra

Kartal’ın Sesi- “İstanbul’un Kadıköy ilçesinde bulunan Hatay Restoran’ın tarihini Cemal Süreya’dan önce ve sonra (CÖ-CS) diye ikiye ayırmak oldukça yerinde olacak.”

Evrensel Gazetesinden İsmail Afacan, Cemal Süreya’nın edebiyat dünyasına kazandırdığı Hatay Restoran’ın işletmecisi Mehmet Ali Işık’la konuştu.

Edebiyatçılarla özdeşleşen mekanlar vardır. Mesela Orhan Veli deyince Lambo’nun Yeri, Orhan Kemal deyince İkbal Kahvesi gelir akıllara… Bu mekanlar sadece yemek, içmek, sosyalleşmek gibi belirli ihtiyaçların karşılandığı yerler değildir. Aynı zamanda yazarların buluşma noktası olmuş, edebi sohbetlere ev sahipliği yapmış; birçok şiirin, hikayenin ve romanın yazılışına tanıklık etmiştir.

Günümüzde edebiyatçılarımızla özdeşleşen mekanlar kalmadı desek yeridir. Ama bir mekan var ki, hem geçmişte hem bugün edebiyatçıların buluşma noktası olmaya devam ediyor. Burası Cemal Süreya tarafından edebiyat dünyasına kazandırılan, İstanbul’un Kadıköy ilçesinde bulunan Hatay Restoran… Buranın tarihini Cemal Süreya’dan önce ve sonra (CÖ-CS) diye ikiye ayırmak oldukça yerinde olacak.

HATAY’DA İKİ DÖNEM: CÖ-CS

Cemal Süreya’lı dönemde Hatay Restoran Türkiye edebiyatının buluşma noktasıdır. Bu mekana önce Cemal Süreya, sonra dostları gelmeye başlar. Can Yücel, F. Hüsnü Dağlarca, Ece Ayhan, Oktay Akbal, Salâh Birsel, İlhan Berk, Vedat Günyol, Edip Cansever, Güngör Gençay, Arif Damar, Şükran Kurdakul, Eray Canberk, Turgut Uyar, H. İzzettin Dinamo, Adnan Özyalçıner, Sennur Sezer, Refik Durbaş ve daha adını sayamadığımız yüzlerce sanatçı zamanla Hatay’ın müdavimi olmuştur.

“BURADA 50 YILLIK BİR BİRİKİM VAR”

Cemal Süreya’nın sağlığında edebiyat tarihindeki yerini alan Hatay, Süreya’sız ikinci döneminde de edebiyat dünyasındaki saygınlığını korumuştur. Bunda restoranın ortaklarından ‘Meyhaneci Ozan’ lakabıyla tanınan Mehmet Ali Işık’ın payı çok büyüktür. Mekan yıllandıkça bir edebiyat belgeliği ve müzesine dönüşmüştür. Hatay; Cemal Süreya’lı fotoğraflar, kültür-sanat dergileri ve kitap eklerinin kapaklarıyla yaşanmışlıkları dile getirmeye devam ediyor. Hatay’ın kendisinden sonra müze olmasını isteyen Işık “Burada 50 yıllık bir birikim var. Mademki Hatay Restoran kültür yuvası ve edebiyat müzesi haline geldiyse Kültür ve Turizm Bakanlığının bunu görmesi gerekiyor.” diyor.

HATAY MEYHANESİ DEFTERLERİ

Dost meclisinin kurulduğu ve edebiyat sohbetinin yapıldığı bir akşam Cemal Süreya, Mehmet Ali Işık’tan bir defter almasını ister. O akşam bir gelenek başlar Hatay’da. Konuklar duygularını deftere yazar. İlk yazı Ressam Cavat Dereli’ye ait, sonra birçok yazar, şair ve sanatçı duygularını bu deftere aktarmıştır. Can Yücel 29 Mayıs 1983 tarihinde şunları dile getirmiş: “Biz halkız emeği terden, sevdayı gönülden vermişiz.” Uğur Mumcu ise 19 Kasım 1991 tarihli yazısında “Mehmet Ali Işık; Keşke aydınlarımız senin şu lokanta gibi ışıltılı ve tutarlı olsalar. Saygı, sevgi ve dostluklar” ifadelerini kullanmış. Bu yazılar “Hatay Meyhanesi Defterleri” ismiyle okuyucuyla buluşmuş.

MENÜDE ŞİİR VAR

Hatay’ın Cemal Süreya’dan sonraki ikinci simgesi mekanın işletmecilerinden Mehmet Ali Işık desek abartmış olmayız. Asım Bezirci 23 Şubat 1991 tarihli yazısında, burası için “Hatay lokantası demek, daha çok Mehmet Ali demek… Mehmet Ali demek de efendilik, yumuşaklık, sevgi ve saygı demek. Ayrıca konukseverlik demek… Hep böyle sürmesi dileğiyle…” diyor. Işık aynı zamanda şairlik de yapıyor. Meyhaneci Ozan lakabı da mekanın müdavimlerine şiirler yazmasından geliyor. Hatay’a gelenlere şiir yazmasında her şeyde olduğu gibi Cemal Süreya’nın parmağı var. Hikayeyi Işık’tan dinleyelim: “Ben meyhaneye gelenlere dörtlükler yazıyordum. Cemal Süreya’ya ‘Abi nasıl olmuş’ diye gösteriyordum. O da ‘Herkese şiir yaz’ diyordu. Bu da beni kamçıladı. Gelenlere peçeteye ve kağıtlara şiir yazıyordum. Bir örneğini de yanıma alıyordum. Bunları doldurdum poşete. Sonra ‘Menü de Şiir Var’ kitabı ortaya çıktı.”

Kitapta tanıdık birçok isim var. Fazıl Hüsnü Dağlarca, Arif Damar, Can Yücel, Cevat Dereli, Mehmet Kemal, Oktay Akbal, Refik Durbaş ve de Cemal Süreya… Işık yazdığı portre-şiirlerde sadece duygularını aktarmıyor aynı zamanda usta sanatçıların yaşamına dair anekdot bilgiler veriyor. Birkaçını paylaşalım:

ARİF DAMAR 
İlginç bir müşterim de Arif Damar
Alışkanlıkla her yere barikat kurar
Güzelim rakı dururken
Tutar dostlarına Bozcaada şarabı sunar

***

CAN YÜCEL 
İçki vız gelir Can Yücel’e
Bir de karşı koyabilseydi ecele
Yazın Datça’da çiçekler onun için açıyor
Sonbaharda bile dönmüyor gazele

***

CEMAL SÜREYA
Hayran kalırsın Cemal Süreya’ya
Hiç değer vermez paraya
Yeter ki hoşgörülü bir kişi olun
Yanınızı ne köşke değişir ne saraya

https://www.evrensel.net/haber/377798/hatay-restoranin-kisa-tarihi-cemalden-once-cemalden-sonra

Kartalin Sesi
Kartalin Sesi
Kartal'ın Sesi Gazetesi yazarı
İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -

En çok okunanlar

Son Yorumlar