Cuma, Ağustos 19, 2022
Ana SayfaGENELKargaların Sahilleri İlhakı

Kargaların Sahilleri İlhakı

Kargaların Sahilleri İlhakı

Son dönem çok daha belirgin olarak Kartal sahilininin kargaların istilası altında olduğuna tanıklık etmekteyim. Kargalar çoluk çocuk yurt edinmişler sahili.

Bu gözlemimi netleştirmek için ise sahili en iyi bilen kişiye sordum. Yolu sahile düşen her Kartallı, bisikleti ile sahili sürekli olarak boydan boya geçerek kedilere mamam veren iktisatçıyı bilir, tanır. Ama en iyi de sahilin diğer canlıları tanır onu; kendisinden önce beliren halk müziği türküleri ve şarkılarını duyan hayvanlar gelenin kim olduğunu bilir ve mama için harekete geçerler. Kendisine, “Hocam sahilde kargaların hakimiyet kurduğunu gözlemekteyim. Bu gördüklerim doğru mu?” diye sordum. Hiç tereddüt etmeden “Evet doğru” diye cevapladı.

Sahilde kargaların bu hakimiyetine tanıklık ederken; mahalle aralarında ise martıların ve kargaların “sortilerine” tanıklık etmekteyiz. Hatta çok daha sık olarak kanadı, bacağı kırık martılara rastlamaktayız. Sahilde yurtlarını kaybeden martılar mahalle aralarında yaşamak için sığınak aramaktalar.

Sahilleri ilhak eden kargalar martıları zoraki göçe zorlarken mahallerde de yaşam hakkı tanımamaktadırlar. Kargalara karşı içinizdeki öfkeyi duyar gibiyim. Ancak yine basit bir görüngüyü gerçek sanıp kızgınlığımızı ve öfkemizi yanlış yeye yönlendirdiğimizi düşünüyorum.

Konuyu ele alırken insan toplumunun ve onun politik terim ve kavramlarıyla açıklamaya çalışıyorum. İlhak, hakimiyet, zoraki göç, sorti, yaralama vb. günlük politik gelişmelerde ne çok duyduğumuz terimler değil mi? Toplumsal yaşamımızın bir parçası haline getirdiğimiz diğer canlıların yaşamına da yine biz sokmaktayız bu terimleri. Üstelik bunu eyleme geçirerek.

Yakın bir örnek vereyim geçen hafta gazetemizde Aydos Ormanı ile ilgili bir haber yaptık. Sancaktepe Belediyesi’nin Aydos Ormanı’nda ‘Millet Bahçesi’ yapma çalışmaları karşısında Aydos Orman Savunması ‘Yapmayın etmeyin Aydos bütün canlıların yurdudur’ feryadını yükseltiyordu. Toprak rantı uğruna ormanı, tarlası, bağı bahçesi yok edilen şehirde bu feryatlar hap yükseldi. Ancak kapitalist toprak ve arsa rantının büyük getirilerinin gürültüsü içnde duyulmadı ve duymadık. Önce diğer canlılar ve sonra da insanlar yurtlarında “yurtsuz” kalmaya başladılar. Örneğin şu an karşımda 27 kat yüksekliğinde doğal olarak balkonu bile olmayan bir “hapishane” var. İnsanlar orayı “yuva” sanıyor. Oysa daha önce 3 katlı binaların olduğu bahçesinde çocuklar ve kuşların, çatısında güvercinlerin yaşadığı bir yerdi.

Evet şehirler bizler için hapishaneye dönüşürken diğer canlılar için ilk zoraki göçü başlatan bu sistemin kendisidir. Mahallerde yaşama imkanı bulamayan kargalar sahilde deniz ve karayolu arasına sıkışmış bir bölgeyi yurt edinmek zorunda kaldılar.

Bir kolaylaştırıcı etken ise bu süreci hızlandırdı.

Bilindiği üzere sahili yurt edinmek zorunda kalan diğer bir canlı ise kediler oldu. Sistemin bu acımasızlığı karşısında sokak hayvanlarına karşı duyarlılığımız giderek arttı. Onların bulundukaları yerlere su ve mama taşıyan insanlar haline geldik. Bu insani ve iyi niyetli davranışımız sistemin kötü niyetle bozduğu dengeyi, bu kez iyi niyetle dengeyi bozan bir eyleme dönüşmektedir.

Kargalar sahile önce kedilerin mamasına ortak olamak için inmeye başladı. Beslenme olanaklarını yitirmiş olmalarından dolayı- Rus savaşında esir askerlerin at fışkısındaki arpa tanelerini ayıklayıp yemelerinde olduğu gibi- kargaların yaşamak için tat değil besine ihtiyaçları olduğundan bu yeni besini keşfettiler. Kargalar bu besini çok daha kolay bir yolda  buldular; iyi niyetimiz ve kediler sayesinde.

İşte oluşan bu yeni nesnel ortamda kargalar insanların diğer canlılara yaptığını hayvansal güdü ile martılara yapmaya başladı. Martıların yurdunu ilhak etmeye başladılar. Önce işgalci sonra ilhakçı bir tutumla martıları zoraki göçe zorladılar. Yukarıdaki videoda da görüldüğü üzere sahil artık kargaların, yavrularını da büyüttüğü “yurtları” haline geldi.

Görüldüğü üzere kapitalist rant uğruna kendimize yaşanamaz mahallerde hapishaneler inşaa ederken tüm diğer canlıların binlerce yılda oluşturmuş oldukları doğal yaşamlarını bozmakta ve tüm canlılar arasında kıyasıya bir savaş ortamı yaratmaktayız.

Sorunun çözümü; sorunun nereden kaynaklandığını bulmamıza bağlı!

 

 

Yuksel Firat
Kartal'ın Sesi Gazetesi yazarı
İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -

En çok okunanlar

Son Yorumlar