Türkiye’de çocukların yüzde 42.4’ü, 10 milyonu yoksul yaşamaktadır

yazar:

kategori: ,

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, “Türkiye’de çocuk yoksulluğu: Mevcut durum ve riskler” raporunu açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu ve Eurostat verilerinden yararlanılarak hazırlanan rapora göre ülkede çocuk yoksulluğu giderek derinleşiyor.

Raporun ortaya koyduğu; “Yoksul çocuk sayısı 2016’dan beri artış eğilimini sürdürerek 2022’de 9,59 milyon düzeyine ulaşmış; 2017’den beri artış eğiliminde olan yoksul çocuk oranı ise 2022’de yüzde 42,4’e yükselmiştir.”

Rapor yoksulluk döngüsünü yapısını üç aşama şeklinde özetliyor:

1) Yoksul hanelerde yaşayan çocukların
yetersiz beslenme ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişememe
gibi kısıtlarla büyümesi,

2) düşük eğitim düzeyi ve beceri
gelişimi gibi sorunları tetikler; çocuklarda yetersiz beşeri
sermaye birikimi gerçekleşir ve

3) bu da çocukların yetişkinlik
dönemlerinde düşük verimlilik ve dolayısıyla düşük gelir
sorunuyla yüzleşmelerine neden olur

Rapor notunda; “Bir ülkede çocuk yoksulluğunun yaygın olması, yoksulluğun kısır döngüsünün kırılamadığının bir göstergesi olabileceği gibi uzun vadede verimlilik problemlerinin yaşanabileceğine de işaret eder. Yoksulluğun kısır döngüsü, basit şekilde, yoksulluğun yoksulluk doğurması ya da bir dış müdahale olmadıkça yoksulluğun kuşaklar arası aktarımı şeklinde tanımlanabilir. Döngünün yapısı ise üç aşama şeklinde özetlenebilir: 1) Yoksul hanelerde yaşayan çocukların yetersiz beslenme ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişememe gibi kısıtlarla büyümesi, 2) düşük eğitim düzeyi ve beceri gelişimi gibi sorunları tetikler; çocuklarda yetersiz beşeri sermaye birikimi gerçekleşir ve 3) bu da çocukların yetişkinlik dönemlerinde düşük verimlilik ve dolayısıyla düşük gelir sorunuyla yüzleşmelerine neden olur. Başta eğitim politikası olmak üzere kalkınma odaklı politikaların büyük bir kısmı söz konusu kısır döngüyü kırmayı amaçlar. Bu not, çocuk yoksulluğunun düzeyi ve bölgesel boyutu ile ilgili bir değerlendirme sunduktan sonra Türkiye’de eğitimin yoksulluk döngülerini kırmadaki etkinliği üzerine bir tartışma başlatmayı amaçlamaktadır.

Notun birinci bölümünde göreli yoksulluk ile yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olma değişkenleri kullanılarak Türkiye’de çocuk yoksulluğunun düzeyi ve gelişimi incelenmiştir. Türkiye, bu iki değişkene göre çocuk yoksulluğunun oldukça yüksek olduğu ülkelerden biridir. Çocuk yoksulluğunun bölgesel detayda analiz edildiği ikinci bölümde yoksul çocukların sosyoekonomik açıdan az gelişmiş bölgelerde yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Üçüncü bölümde, çocukluktaki sosyoekonomik dezavantajların etkileri araştırılmış; yüksek çocuk yoksulluğu ve düşük sosyoekonomik gelişmişlik düzeyine sahip bölgelerde doğurganlık hızının da yüksek olmasının, Türkiye’nin orta-uzun vadedeki ana kalkınma sorunlarından biri olacağı değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde yoksulluk döngüsü ve eğitim ilişkisine odaklanılmış; eğitimdeki genel kalite düşüşü ve özel okulların yaygınlaşması gibi eğilimlerin yoksulluk döngüsünde katılık yaratma ihtimali olduğu sonucuna varılmıştır.” denmektedir.

Değerlendirme notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

 


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir