Çarşamba, Şubat 21, 2024
Ana SayfaGÜNCELBURJUVAZİYE ÖYKÜNEN DİLENCİ VE YEREL SEÇİMLER

BURJUVAZİYE ÖYKÜNEN DİLENCİ VE YEREL SEÇİMLER

Bugün Kartal’da rastladığım dilenci, takım elbiseye benzer kıyafetini kravatı ve şapkası ile tamamlayıp öyle çıkmış sokağa. Yakında bakıldığında lime lime olmaya ramak kalmış elbisesi uzaktan bakıldığında ise bir burjuva prototipi olarak görünmektedir.

Dilenci, dilenmeyi de kendisini dilenci hale getirmiş burjuvaziye öykünerek yapmaktadır. Egemen sınıfa öykündüğünde daha fazla avantaj elde edeceğini düşünmüş olmalı.

Bu çıplak fotoğraf peki işçi sınıfı açısından farklı mı?

Yerel seçimlere giderken muhtarlıklar dışında seçim, esas olarak belediye seçimleridir. Kartal’da 3.000 civarında belediye emekçisi çalışmaktadır. Kreşlerdeki çocukların eğitiminden, imara, kentin temizliğinden, kültür sanata; yani bir belediyenin yapması gereken her işi bu emekçiler yapmaktadır.

Bu emekçiler belediye başkan adayı olmazlar, meclis üyeliklerine ise birkaç öykünmeci aday adayı dışında orada da görünmezler, en öykünmeci olanalar ise seçilecek belediye başkanın etrafında biçimlenerek müdürlük vb. aristokrat bir nitelik kazanmak için çabalayanlardır. Tabii tüm bunları bir burjuva partisinin içinde ve çevresinde yer alarak yapmaktadırlar.

Bundan dolayı da bu burjuva partilerin aday adayları arada bir daha iyi ücret vereceklerine ve kendilerini arkadaş olarak göreceklerine dair belediye emekçilerine mesaj vermektedirler. Ama hepsi kenti Kartal halkı ile birlikte yöneteceklerine dair çokça laf etmektedirler.

Yani birlikte yönetmenin esas alanı belediye emekçilerinden kaçıp genel halk söylemi ile aslında tek başlarına yönetmeye devam edeceklerelerdir.

Ama durumun gerçekliği de zaten bu değil midir?  Mevcut burjuva sistem içerisinde ‘herkesi temsil ediyorum’ deyip ortaya çıkmak ve esas öznesi olan burjuva sınıfın çıkarlarına bir yönetim gerçekleştirmek.

Dolayısı ile tahkiye ile de olsa kendi sınıf esasına göre davranmalarına kızmak, arabesk tarzı isyan edip nesnel gerçekliği inkar etmek olur.

Burada esas sorun bu 3 bin belediye emekçisinin kendisini, belediye ile ilişkide emek gücünü satan bir emekçi olmanın ötesine taşıyamamasıdır. Gerçi bu emekçi kardeşlerimiz emek gücüne denk düşen bir ücret için de kendini bir yere taşıyamamıştır. Ki, bugün ortalama olarak açlık sınır dolayında ücrete çalışmaktadır. Yani sendikal mücadelesinde bile bu denli geri bir pozisyonda olan emekçilerin kentin politik ve ideolojik yaşamına daha ileriden müdahale eden işçi sınıfının özneleri haline gelmesini beklemek bu somut gerçekliği görmemek olur.

Peki, bu durumun değişmesi mümkün müdür? Ebetteki mümkündür. Yani belediye emekçileri hem kendi emek güçlerini ‘insanca yaşam’ düzeyine çıkarmak hem de kenti işçi sınıfının politik ve ideolojik bakış açısıyla yönetmek üzere burjuvaziye karşıt ayrık bir sınıf olarak sendikal ve politik örgütlülüğünü bağımsızlaştıracak bir hatta girebilirler.

Belediye emekçileri bunu başardığında; Kartal halkını oluşturan işçi ve emekçilerin adını anıp burjuvazi adına kenti yönetenlere son vereceklerdir. Belediye emekçileri her gün yaptıkları işin öznesi haline gelerek tüm faaliyetlerini işçi demokrasisine uygun hale getirip Kartal’ı halkının yönettiği bir kente dönüştüreceklerdir.

Yani tüm yönetim mekanizmalarının halkın olduğu yönetimde, halkın ekonomik, kültürel gelişmişliğini esas alan bir bakış açısı ile yeni bir kent yaratacaklardır.

Şu ihaleyi hangi firmaya kazandıralım, şu kentsel dönüşüm adalarını hangi müteahhit şirketine verelim, şu kültür faaliyetinde kime kazandıralım gibi burjuvaziye hizmetin yerini tüm bu faaliyetleri Kartal halkı için en güzel nasıl yapabiliriz sorusunun ve çözümlerinin bulunduğu bir anlayışa dönüşecektir.

Sadece bir örnek: Kartal yapı stoku depremden bağımsız olarak bile dönüşmek zorundadır. Bu dönüşüm müteahhit şirketlere peşkeş çekilmeden yapılabilir. Kartal Belediyesi Şirketi Karyapsan yeniden yapılandırılarak Kartal halkını zorunlu göçe mecbur bırakmadan halkın konut sorunu çözülebilir.

Müteahhit şirket maliyet ve artı azami karı esas alarak faaliyet sürdürür. Devletin ve belediyenin tüm olanakları ise hazine arazileri ile birlikte bunların azami karlarının hizmetindedir. İşçi ve emekçilerin yönettiği bir belediyede ise maliyet artı amortisman ve sürdürülebilirlik yeterli olacaktır. En önemlisi ise tüm kent halkı fedakarlık ruhu ile komşusunun sağlıklı konuta ulaşması için elinde geleni yapacaktır. Bir gece de elbirliği ile yapılan konutları hatırlayın.  Belediyenin olanakları halkın hizmetinde olduğunda; Mimarlar, mühendisler, inşaat işçileri, ekipman sahibi küçük firmalar fedakarca yardıma koşarak maliyeti oldukça düşüreceklerdir.

Evet bu mümkündür. Bu mümkün olmasına rağmen Kartal’da Kartal Belediye Başkan adayı olarak Gökmen Dumlu açıklayan Türkiye Komünist Partisi’nin genel güzel şeyler söylemenin ötesinde somut bir şey diyememesi başta belediye emekçileri olmak üzere Kartallı işçi ve emekçiler tarafından kabul edilmemelidir. TKP’den genel hedefe bağlı somut çözümler istenmelidir. Doğal olarak bu istem tüm diğer işçi sınıfı önderliği iddiasında olan partilerden de istenmelidir. Ama unutulmamalıdır ki; Bu çözümler Kartal Belediye emekçileri tarafından geliştirilebilir.

Başta Kartal Belediye işçi ve emekçileri olmak üzere işçiler burjuvaziye öykünmekten uzaklaşıp kısa ve uzun vadeli olarak kendi çözümlerini konuştuğu ve hayata geçirdiği bir platforma kavuşmalıdır. Ve yaşanabilir bir kenti yaratabileceklerini tüm somutluğu ile ortaya koymalıdırlar.

Yuksel Firat
Yuksel Firat
Kartal'ın Sesi Gazetesi yazarı
İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -

En çok okunanlar

Son Yorumlar

Zehra Sayar on Yılbaşı
Deniz Özlem Er on Yılbaşı