Pazartesi, Nisan 22, 2024
Ana SayfaGÜNCELEsin Köymen ile TMMOB üyeleri toplumcu belediyecilikte karşılıklı güven bildiriminde bulundular

Esin Köymen ile TMMOB üyeleri toplumcu belediyecilikte karşılıklı güven bildiriminde bulundular

CHP Maltepe Belediye Başkan adayı Esin Köymen Maltepe Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu’nun organize ettiği etkinlikte mimar, mühendis ve şehir plancısı meslektaşları ile bir araya geldi. Köymen, toplumcu demokratik, katılımcı ve çözüm odaklı belediyecilik anlayışını paylaştı, onlardan gelen talep ve önerileri dinledi.

Yüksel Fırat/Maltepe

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu’nun organize ettiği etkinliğe başta Maltepeli mimar, mühendis ve şehir plancıları olmak üzere çevre ilçelerden de katılım gösteren TMMOB üyeleri Esin Köymen’e güvenlerini ifade ettiler.

Toplantıda 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilecek olan Yerel Seçimlere yönelik TMMOB görüş ve önerilerini içeren TMMOB Yerel Seçim Bildirgesi TMMOB İstanbul İKK Sekreteri Seyfettin Avcı tarafından okundu.

TMMOB Seçim Bildirgesinin okunmasın ardında mimar ve mühendisler tarafından doldurulmuş olan salona seslenen Esin Köymen, “Biz Mimarlar Odası’nda ne yaptıysak, TMMOB çatısı altında ne yaptıysak, neyi düşlediysek neyin yanlış olduğunu söylediysek o yanlışlıklardan arındırılmış bir yerel yönetim modelini hayata geçirebilmek için bir yolculuğa başladık. Yolumuz uzun açık olsun, sonumuz da açık olsun” dedi.

CHP Maltepe Belediye Başkan adayı Esin Köymen’nin konuşmasının ardından bir saati aşkın bir süre mimar ve mühendisler söz alarak kendisini kutlayarak, ‘bize düşen ne görev varsa üstlenmeye hazırız’ dediler.

CHP Maltepe Belediye Başkan adayı Esin Köymen’nin konuşması toplumcu yerel yönetim anlayışının bir bildirgesi özelliği taşıdığı için olduğu gibi yayınlıyoruz:

CHP Maltepe Belediye Başkan adayı Esin Köymen:

“Uzun yıllar Mimarlar Odasında ya da Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği çatısı birlikte hazırladığımız raporlar eleştirdiğimiz yerel yönetim deneyimleri ve Merkezi Yönetimin politikaları üzerine pek çok şey söyledik.

Ağır bir görev. Aslında biraz içine girdikçe de ürkmüyor değilim. Her şey bizim söylediğimiz gibi değil, onun farkındayım ama bunu dönüştürmek zorundayız, sorumluluk almak zorundayız.

Ben bu sorumluluk birinciyle böyle bir göreve talip oldum. İstedim ki, şimdiye kadar hem meslek odam içerisinde hem Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı diğer meslek odalarıyla birlikte yaptığımız ortak çalışmaları artık bir yerden deneyimlemek gerekiyor ve bu deneyimin de güzelliğini paylaşmak gerekiyor. Ben sonucunun çok iyi olacağını da düşünüyorum.

 “KONUŞTUĞUMUZ ŞEY TOPLUMCU BİR BELEDİYECİLİK”

Fotoğraf: Yüksel Fırat

Açıkçası konuştuğumuz şey toplumcu bir belediyecilik toplumcu belediyecilikte kamusal politikaları ve kamuyu önceleyen bir yerel yönetim deneyimdir. Dolayısıyla katılımcı şeffaf denetlenebilir ve hesap verebilir bir yerel yönetim anlayışından bahsediyoruz. Bu Türkiye’deki siyasetin çok alışık olmadığı; özellikle hesap verebilir bölümünün çok alışık olmadığımız bir yer olduğunun farkındayım. Şeffaflık da keza aynı şekilde. Ama biz bir araya geldiğimizde ve gerçekten yaşadığımız yerlerde özellikle yerelde doğru şeyler yapmak istediğimiz zaman; yolumuzun açık olduğunu da biliyorum. Bir kere yol arkadaşlarım olmaya devam edeceğinizi biliyorum. O müthiş bir duygu. Yani onun için şimdiden tekrar teşekkür etmek istiyorum size.

Çünkü burada yerel yönetimde en önemli şey meslek odalarının bilgi birikimleri, bilim çevresinin akademik ortamın, bilgi birikimleridir. Halkın katılımının mahalle meclislerinin -bizim iddiamız odur ki, Maltepe’de 18 mahallemiz var-  18 mahallede kuracağımız 18 tane mahalle meclisiyle doğrudan doğruya yerel yönetimde hem sorunlarımızın tespit edilmesi noktasında hem de çözüm önerilerinde yerelde hep bir arada olacağız.

Dolayısıyla bunun diğer yöntemi de belli oldu teknik gücümüz meslek odalarımız bilimsel gücümüz, üniversitelerimiz akademik ortam birlikte çalıştığımız TMMOB çatısı altındaki hocalarımız. Ben şimdiden gerçekten herkese çok teşekkür ediyorum.

 DAYANIŞMA KÜLTÜRÜNÜ YENİDEN ÖRGÜTLEMEK

Fotoğraf: Yüksel Fırat

Ortak yaşam kültürü ile ilgili sıkıntımız var. Kapitalist bir dünyada gittikçe bencilleşme eğimi karşısında yaşam kültürünün geliştirilmesi aidiyetler, farklı farklı geldiğimiz yörelerin artık yaşam alanımız olarak belirlediğimiz yerde bir ortak yaşam kültürünün bir kentli hakkının kentlilik bilincinin oluşması bizim için önemlidir.

Yerelde verilecek olan bütün hizmetlerinde herkese ekonomik gücü ne olursa olsun herkese eşit olarak yaygınlaştırılması bizim için önemli dolayısıyla bir taraftan da toplumsal eşitlik bunu toplumsal cinsiyet rolleri açısından da söylüyorum dezavantajlı gruplar açısından da söylüyorum varsıl yoksul kesimler açısından da söylüyorum.

Bir dayanışma kültürünü yeniden örgütlemek bizleri alıştırmaya çalıştırdıkları o sadaka kültürünün yerine gerçekten bulunduğumuz her yerde yerel yönetim bu anlamda çok önemli. İyi bir deneyim eğer buradan hazırlayabilirsiniz oluşturmak gerçekten bir arada yaşama kültürünün demokratik haklarımızın ne olduğu üzerinde çalışmak ve bunları talep etmek bir kentte yaşamanın bilincini taşımak bizim için önemli.

Dolayısıyla aslında biz insana dokunmak istiyoruz. Her şeyden önce biz 5 yıllık program içerisinde yapmaya çalıştığımız en önemli şey insanımızın kendi haklarına sahip çıkabilmesini sağlayabilmek. Bunun için o yitirileni yerine getirebilmek için o dayanışmayı yeniden örgütlemek zorundayız.

Elbette mimarım meslek odasının içerisinde yaptığımız çalışmaların çok büyük bir kısmı afetlere karşı dirençli kentlerin oluşması. Çünkü bizim en temel görevimiz yaşadığımız yerlerde can güvenliğimizin olması. Ama bunu şimdiye kadar bize dayatılan kentsel dönüşüm yasalarıyla ve sürekli metalaşan bir konut üzerinden gayrimenkulün mayası haline getirilen zenginlerin bulaştığı ama yoksul ve dar gelirli grupların hiçbir zaman erişemediği sağlıklı konutlar probleminin çözülmesi gerekiyor.

“YOLUMUZ UZUN AÇIK OLSUN, SONUMUZ DA AÇIK OLSUN”

Fotoğraf: Yüksel Fırat

Buna da gerçekten bir sosyal belediyecilik anlayışıyla bakmak gerekiyor. Mülkiyet üzerinden sürekli speküle edilen bu alanın konut ve barınma hakkının Anayasal temelli bir hak olduğunun farkına varmamız gerekiyor. Ucuz kiralık sosyal konutları yerel yönetim tarafından üretilmesi ve gerçekten asgari ücretlerin emekli maaşlarının bu kadar düşük olduğu ortamlarda maksimum kendi gelirlerini % 30’unu kiralık konut bedeli olarak ödeyebilecek konutları oluşturmamız gerekiyor.

Bu aslında ekonomik döngünün temeli haline getirilen inşaat sektörünü biraz baltalamak gibi olacak ama İşimiz bu zaten bizim. Dolayısıyla biz yaşadığımız çevrenin daha nitelikli daha üretken ve özellikle birlikte çalıştığımız çalışma arkadaşlarımızın da hizmetlerinin karşılığını alabildikleri; yani emeğin gücünü de bildiğimiz yani aslında biz şimdiye kadar dünyaya nasıl bakıyorsak bunu hayata geçirebilmek için bir yerel yönetim deneyimini Maltepe’de oluşturmak için bir yolculuğa başladık.

Bu Yaşadığımız çevrenin bütün doğal ve kültürel varlıklarına sahip çıkmayı da barındırıyor. Yaşam alanlarımıza sahip çıkmayı da barındırıyor. Ben değil biz olmayı içeriyor ve dolayısıyla sadece kendi mülkiyetler üzerinde değil ortak yaşam alanlarımız üzerinde de yani yapılaşmaya açılan kıyılarımız kapatılan doldurulan kıyılarımıza karşı çıkma sürecinde de yani işte yapılaşmaya açılan ormanlarımıza karşı çıkma noktasında da yine birlikte hareket etmekten bahsediyorum.

Dolayısıyla biz Mimarlar Odası’nda ne yaptıysak, TMMOB çatısı altında ne yaptıysak, neyi düşlediysek neyin yanlış olduğunu söylediysek o yanlışlıklardan arındırılmış bir yerel yönetim modelini hayata geçirebilmek için bir yolculuğa başladık. Yolumuz uzun açık olsun, sonumuz da açık olsun.

Temellendirdiğimiz toplumcu belediyecilik anlayışıyla çalışma başlıklarımızı 16 proje başlığında belirledik.

İlki çocuklar yarınlarımız ve geleceğimiz. Dolayısıyla çocuklarımızın çok rahatlıkla yaşayabileceği alanların oluşturulması çocuk oyun alanlarından kreşlerine kadar açık yeşil alanların düzenlenmesi bizim için önemli.

Gençler bizim için önemli. Özellikle mezuniyetler sonra iş bulamadıkları için bunalıma giren farklı bağımlılık alışkanlıkları geliştiren gençlerimizin bilgi birikimlerini artırabilecek onların istihdama yönlendirilmesini sağlamak önemli.

Kadınların, toplum içerisinde çok daha fazla çaba sarf etmelerine rağmen daha geri planda kaldıklarını bildiğim için hele siyasette ne kadar zor olduğunu şu kadar kısa bir sürede gördüğüm için söylüyorum, daha fazla çalışmamız gerekiyor.

Gerçekten kadınlarımızın özgürleşebilmesi engelli bireyle kurduğu ilişki açısından da önemli. Dolayısıyla kadınlarımızın özgürleşebilmek bizim açımızdan işte çocuklarının gidebileceği kreş alanlarının ve erişilebilecek bir kamusal hizmetten bahsediyorum. Kreş alanlarının artmasıyla mümkün olacaktır.

Bir kent yoksulluğu var Maltepe’de. Bu kadarına doğrusu utanarak söylüyorum ama fark etmemiştim. Bazı mahallelerimizde Bir de kent yoksulluğu çok görünen bir şey değildir. Kırsal alandaki gibi insanların birbirini desteklediği bir durum da değil görünmez oluyorlar. Kamusal alan içerisinde özellikle tek başına yaşayan kadın ebeveyn arkadaşlarımız açısından söylüyorum okuma yazma bile bilmeyen kadın arkadaşlarımız var.

Dolayısıyla Kadınlar gerçekten bizim önceliğimiz. Onların kamusal alanda görünür olabilmesi onların bilgi birikimlerinin artırılması ve istihdam içerisinde yer alabilmeleri bizim için önemli.

Engelliler yine aynı şekilde kamusal alanda çok fazla görünmüyorlar. Engellilerin yakınlarını da görmüyoruz. Çünkü onlara bakmakla mükellefler ve ağırlıklı olarak da bunu kadınlar yapıyor. Dolayısıyla engellilerimizin bütün kamusal alanlarda rahat erişimini sağlayabilecekleri alanları yaratmamız gerekiyor ki onlarla birlikte yaşayan ebeveynleri de bu sürecin içerisinde daha da özgürleşebilsinler.

Çalışma alanlarımızın içerisinde bu da var;  tarladan sofraya projemiz var. Çok ciddi potansiyelleri olan bir yer Maltepe. Ama ne yazık ki bu kaynakları Maltepe kendi kullanamıyor.

Askeriyeden boşaltılan alanlar var. Yaklaşık 11,5 milyon metrekare.  Pek çok arkadaşım bilir süreci; Toplu Konut İdaresiyle yaklaşık 500.000 metrekaresinde bir planlama süreci yapılmıştı ve burada yapılan konutlarda sonuç itibariyle satışa konu edilecekti dolayısıyla da özelleştiriliyor. Bir futbol kulübüne verilen 125.000 metrekarelik bir alan var. Arkasından yine iktidarın çok yakınındaki inşaat firmalarından birine 30 yıllığına fuar yapılmak üzere verilen bir alan var. Neden kamusal ihtiyaçlar karşılanmasın?  Neden yerel yönetime verilmesin? Bunun için mücadele etmek gerekiyor.

Afetlerden bahsediyoruz,  barınma alanlarından bahsediyoruz, sosyal konuk projelerimizden bahsediyoruz, tarladan sofraya projelerimizden bahsediyoruz ve Aslında bunların hepsini yapabileceğimiz kamusal alanlarımız da var. Dolayısıyla bunların bu anlamda kullanılması bizim için önemli.

“MALTEPE’DE YAŞAM VAR VE YAŞADIĞIMIZ YERDE MUTLU OLMAK İSTİYORUZ”

Fotoğraf: Yüksel Fırat

Bu sadece yerel yönetimin değil o yüzden söylüyorum birlikte yönetmek böyle bir şeydi kendi değerlerimize kentimize sahip çıkacağız ve özelleştirmelere karşı çıkacağız. 2009 çevre düzeni planını biliyorsunuz plan notları askeriyeden boşaltılan alanların kamunun ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması için özellikle bir not düşülmüştür. Yani yasal dayanağımız da var. Dolayısıyla biz bunları başarabilecek durumdayız. Yeter ki birlikte mücadelesini sürdürelim.

Ama sürdürdüğümüz mücadelenin yani özelleştirme karşısında bir kamuculuk savunmanın çok kolay olmadığını politik olarak da çok kolay olmadığını bilerek söylüyorum ama bizim hayatımız zaten hiç kolay olmadı yani burada da herhangi bir sorun olduğunu düşünmüyorum.

Dolayısıyla böyle hedeflerle biz yola çıktık ve bu hedefleri gerçekleştirmek de bizim için önemli. 5 yılın sonucunda beklediğimiz şey bina yapmak filan değil gerçekten bir kentli olmak kent kültürü ortak yaşam kültürü ve Maltepeli olmak. Bizim sloganımız “Maltepe’de yaşam var” ve Yaşadığımız yerde mutlu olmak istiyoruz.

Her şeyden önce bu mutluluğun yerelden genele bir etkisinin olacağını düşünüyorum. Bu özellikli alanlar örnekler bizler için büyük önem arz ediyor. Çünkü farklı farklı yerlerde aslında daha önceki yıllarda deneyimlenen çalışmalar. Ama biz bunları genelde konuşuruz ‘ güzel yerel yönetimdir’ sorumluluk alıp yapmak gerekiyor. Galiba bunu da iyi bir ekip ya da sadece bir yerel yönetimde bir belediye başkanının yapacağı bir iş değildir. O yüzden toplumun dönüşmesi, bu sürecin ortağı olması paydaşı olması bizim için önemlidir. Dolayısıyla bunu hep birlikte yapacağız. Sizlere güveniyorum TMMOB örgütlülüğüne çok güveniyorum. O yüzden desteklerimizi bekliyorum. Çok teşekkür ederim.”

Kartalin Sesi
Kartalin Sesi
Kartal'ın Sesi Gazetesi yazarı
İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -

En çok okunanlar

Son Yorumlar

Zehra Sayar on Yılbaşı
Deniz Özlem Er on Yılbaşı