Salı, Şubat 27, 2024
Ana SayfaGÜNCELMuammer Çelebi; 'Biz yarışmayı da kol kola yürümeyi de biliriz'

Muammer Çelebi; ‘Biz yarışmayı da kol kola yürümeyi de biliriz’

Kartal Belediye Başkanı aday adayı Muammer Çelebi, basın toplantısında ‘kişisel ve grupsal yandaşlığı aşıp yüzü halka dönmek konusunda’ zorluklarının olup olmadığına ilişkin kartalinsesi.com ve karsısav.com olarak sorduğumuz soruları içtenlikle cevapladı.

Haber video: https://www.youtube.com/watch?v=2SQro3_Sw7A&t=38s

Kartal Belediyesi yönetimini, yeniden birleştirerek oluşturmak, kişisel grupsal yandaşlığı ortadan kaldırmak, halkçı bir belediyecilik ile yeniden halka dönmek biçiminde tanımladınız. Bir belediyelik süreci var, 5 yıl öncekini saymıyorum. Bir kurultaylar süreciniz var?! Bu zorlukları aşabilecek durumda mısınız? Şu anda örgütün ve sizin çıktığınız yolda bu hedefiniz açısından özel engelleriniz var mı?

‘CUMHURİYET HALK PARTİSİ BELEDİYELERİ SOSYAL VE HALKÇI BELEDİYECİLİK YAPARLAR’

Muammer Çelebi, “Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri halkçı belediyeler olarak, sosyal belediyecilik kavramları içerisinde görevlerini yaparlar” diyerek başladığı konuşmasında

“Ama zaman zaman belki de eksik yaptığı noktalar olmuş olabilir, bu ayrı bişey. Ama bu sosyal belediyecilik, halkçı belediyeciliğin kavramlarını daha da yukarılara taşıyarak daha da şeffaflaştırarak başka boyutlara taşımak istiyorum. Öyle bir düşüncem var. Yeni boyutlara taşımak istiyorum derken dünyayı yeniden keşfetmeyeceğim. Böyle bir şey yok. Ama bunu bu sosyal belediyecilik kavramlarını hem kurumsal anlamda hem de toplum nezdinde  irtibatlandıracağız.

Ben daha dinamik bir şey sağlamayı düşünüyorum. Örneğin Kartal’daki Kent Konseyinin denetleme yetkisi olsun istiyorum. Tabii ki kurumsal anlamda yetki yok. Ama en azından işlevini arttırmak ve kent konseyi ile belediye arasındaki diyalogları zenginleştirip daha da aktifleştirmek istiyorum. Çünkü kent konseyinin içindeki yönetim Kartal’daki STK’lardan oluşuyor. Bu partileri hiç ayrışmıyorum. Kent meclislerinin içindeki tüm siyasi partiler burada buluşuyorlar. Bir seçim yapıyorlar, bir yönetim seçiyorlar. Bu en basit örnek yani bu sosyal kavramları daha da zenginleştireceğim.

Avrupa’daki sosyal demokrat partilerin belediyeleriyle örtüşen uyumlu niteliklerde, düzeyde biraz daha o kavramlara yakın. Şu anda o kavramlarla zaten yönetiliyoruz. Sosyal belediyecilik kavramlarınıda biz ordan aldık. Halkçı belediyecilik kavramları CHP’nin kendi geliştirdiği bir kavramdır. Özellikle halk anlamında. Çünkü halkçı belediyecilik halka dokunabilen, insanlarla buluşabilen bir belediye.

Elbette sosyal taraf ayrı bir olay. Bu sosyal içeriğini daha zenginleştirip, daha da geliştirerek toplumla buluşturmak. Şu anda toplumla buluşuyor mu? Bizim Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri toplumla buluşuyor hem de en üst düzeyde buluşuyor ve bunun çok örneği var

Ekrem Imamoğlu, bunun örneğidir. Yani İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra belediyenin kaynakların belli cemaatlere, vakıflara, derneklere değil, istanbul halkına aktaracağım, dedi. İşte bu bir sosyal kavramdır. Bu bir halkçı kavramdır. Bu halkçı kavramlar, sosyal kavramlar en üst düzeyde yapmak ve varsa onları da üstüne koyarak süreci götürmek. Mesele bu.

Sayın Muammer Çelebi sorumuzu yeniden hatırlatarak tekrar ediyoruz; İlçe başkanı olduğunuz dönemde parti içerisinde sağladığınız birliği; Şimdi bu dönem içinde yaşanan kurultay sürecinin yarattığı sıkıntıları dikkate alırsak, Bu birliği yeniden sağlayabilecek durumda mısınız? Ya da bu konuda özel engelleriniz var mı?

Çelebi sorumuzu, “Biz sosyal demokrat partiyiz, Cumhuriyet Halk Partisi kendi içinde demokratik yarışları her zaman yapmış bir partidir” diyerek cevaplayıp şöyle devam etti:

BİZ CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLARAK BİR BÜTÜNÜZ”

“Yarışta elbette ki insanlar tarafında olur. Bu ilçe kongresinde iki adayımız vardı ve yarıştık. Biz dostuz arkadaşız. Bizim bir kere her şeyden önce parti hukuğumuz var ve hem parti kimliğimiz hem de yurttaşlık hukuğumuz var. Biz nasıl yarışırsak yarışalım, her ne kadar iddialı bir çıkış yaparsak yapalım, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir bütünüz. Asla ayrımız gayrımız olması mümkün değil.

Bugün Mert Polat bey daha önce benim yönetimimdeydi. Şu anda ilçe başkanımdır. Benim için değerlidir. Her Cumhuriyet Halk Partisi yöneticisi benim için değerlidir. O anlamda aramızda bir sorun yoktur.

Ama şu var. Bu yarışlarda kırgınlıklar oluyor mu? Maalesef oluyor. Olmuyor dersem eksik söylemiş olurum. Bu kırgınlıklara asla yön vermeyeceğim.

“BEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAPACAĞIM, SİYASET YAPMAYACAĞIM”

Bir de şunu söylüyorum: Ben belediye başkanı olursam siyaseti siyasetçiler yapacak. Ben belediye başkanlığı yapacağım, siyaset yapmayacağım, çok net söylüyorum. Elbet siyasi bir kimlikten geliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin mensubuyum ama siyaseti örgütüm yapacak. Ben örgütümün alacağı kararlara hürmet edecek, ona saygı duyacağım. Ne karar verirse benim için çok değerlidir. Olması gereken elzem olan da budur.

Her belediye başkanımız da bunu yapıyor. Ama zaman zaman belki istem dışı müdahil olabilme durumu olabilir.

Ben ilçe başkanı adayı olurkende sevgili Altınok Öz, -buradan sevgiler gönderiyorum-, çok güzel bir çalışma dönemi yaşamıştık birlikte. Şu anki sevgili belediye başkanımız.Gökhan Yüksel’de başkan yardımcısıydı. Altınok Öz beni desteklemişti. ‘Belediye Başkanı olmanızdan mutlu olurum’ demişti. O benim için önemliydi, gururdu. Ama bu benim gidip Altınok Öz bey’e biat etmem demek değildi.

“BİZİM DEMOKRASİ ANLAYIŞMIZ, BİZİM DÖZGÜRLÜK ANLAYIŞIMIZ”

Şimdi Gökhan Yüksel kardeşimiz, belediye başkanımız olarak atanırken ben ilçe başkanıydım. Ben şunu söylemiştim; Bizim 9 adayımız var. Kim atanırsa başımın üstünde yeri var ve ben bunun için nefer olup çalışacağım. Tüm örgütümle birlikte Gökhan Yüksel atandığı gün ben aynı şekilde Altınok başkan ile nasıl ki bir dostane abi kardeş ilişkisi vardı ise Gökhan Yüksel ile de aynı şekilde abi kardeş ilişkisiyle bir seçim kampanyası yönettik.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu duygu var. Her ne olursa olsun biz yarışırız, Yarışırız. Düşüncelerimizi ortaya koyarız. Ama aynı ideoloji içerisinde aynı perspektif içerisinde gelir buluşuruz, beraber kola yürümeyi de biliriz. Yani bizim demokrasi anlayışımız, bizim özgürlük anlayışımız budur. Şu anda benim çıkışım da işte demokratik bir haktır. Belediye başkanımız var. Ama ben diyorum ki; Ben de bu işi yapmak istiyorum. Ben daha da yukarıya taşımak istiyorum. Bilgimi, birikimimi arkadaşlarımızla birlikte oraya taşımak istiyorum. Bu bir iddia işidir. Bundan dolayı mesela Gökhan Yüksel’in bana gönül koyduğunu zannetmem, mümkün değil. Yani işin doğası da, siyasetin doğası da budur. Yarın hangimiz atanırsak da onun emrinde olup çalışacağız.”

 

Kartalin Sesi
Kartalin Sesi
Kartal'ın Sesi Gazetesi yazarı
İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -

En çok okunanlar

Son Yorumlar

Zehra Sayar on Yılbaşı
Deniz Özlem Er on Yılbaşı